Şehir Hastaneleri

Şehir Hastanelerine Bir Eleştiri Daha

Tanıtım (birbildigimvar.com) Bir Bildiğim Var

Şehir Hastanelerine bir eleştiride Sozcu Gazetesi köşe yazarı Murat Muratoğlundan geldi.
Murat Muratoğlu “Hastasıyız!” köşe yazısında;

Devlet hastaneleri, adı üstünde, devlet tarafından işletilen, giderleri Sağlık Bakanlığı bütçesinden karşılanan zorunlu sosyal kurumlardı. Şimdi şehir hastaneleri geldi! Şehir hastaneleri, bedelsiz olarak şirketlere tahsis edilen Hazine arazileri üzerine hasta garantisi karşılığı inşa ettiği özel hastaneler… Hasta sayısı garantili hastane mi olur? Yaptılar oldu!
Mevcut bütün hastanelerde doluluk oranı bile yüzde 64 iken, özel şehir hastanelerine yüzde 70 doluluk garantisi verildi. İyi de bunları özel şirketler yapıyor. Parayı onlar kazanıyor. Diğer özel hastanelerin günahı ne? Yeteri kadar özel tanıdıkları olmamaları mı? Bu hastanelerde Sağlık Bakanlığı kiracı konumunda yer alıyor. Mülkün sahibi olan şirketlere Sağlık Bakanlığı en az 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödüyor. Ne anladık biz bu işten?
İngiltere bu sistemi denedi. Daha yatırım aşamasında fark ettiler ki, bu model sağlık sistemini de sağlık için kamu tarafından ayrılan bütçeyi kurt gibi yiyip bitirir. Karşılanamaz bir yük getirir. Vazgeçtiler! Toplamda 30 milyar dolar işletme parası ödenecek! Uçan hastane yaparsın o paraya! Rakamlar hastaneleri yapan şirketlerin aldıkları kiralarla parayı 4-5 yılda çıkarabildiğini gösteriyor.

Bırakın kiraları, hastane etrafında yapılacak her türlü işletme kârı da şirketlerin hanesine gelir olarak yazılıyor. Hastane şirketleri, kira dışında; röntgen, laboratuvar, güvenlik, temizlik ve yemekhane hizmetlerinden de para kazanacak. Bitmedi! Hastane çevresinde otopark, lokanta, büfe gibi ticari alanları da işleterek kar elde edecek.
Yapım işini gerçekleştirecek firma lehine bedelsiz, bağımsız ve sürekli üst tesis kurma hakkı çeyrek yüzyıl boyunca saklı.… Devlet şirkete, sözleşme süresini 49 yıla kadar uzatılmasına imkân sağlıyor. Böylece firmayı iyice kendine bağlıyor. Bildiğin “havuz” kuruyor! Hastane şirketlerinin gelirlerinin; KDV, damga vergisi ve harçlardan muaf tutulması sözleşmelerle garanti ediliyor.
Kurulan şehir hastanesinin çevresindeki devlet hastaneleri kapatılıyor ve kadroları şehir hastanesine devrediliyor. İster beğensin isterse beğenmesin kadro geçişe mecbur kılınıyor. Adana Şehir Hastanesi ile birlikte 1550 yatak açılırken, 1436 yatak kapatıldı. Şehir hastanesiyle Adana’da kapasite sadece 14 yatak artmış oldu.
İnsanlar ister hastalansın, isterse sağlıklı yaşasın işleten parasını alacak. İnsanlar hastalanmazsa mikrop mu yayacak da doluluk garantisi tutacak? Muamma! Suyundan da koy, menüde başka ne var derseniz, bilemiyoruz! Şehir
Hastaneleri, İhale Kanununa tabi değil! Bu tür konular “ticari sır” gerekçesiyle açıklanmıyor. Bize de hasta olup para kazandırmak kalıyor!

 

Kaynak: Sözcü

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu